REHBERİNİZ DİYOR Kİ
Testi Kırıldıktan Sonra Akıl Veren Çoktur!
Her ne kadar ek yerleştirmeler de bitti, ancak önümüzdeki yıllarda sınava girip tercih yapacak öğrencilerin kulağına küpe olması açısından 2009 ÖSS ilk yerleştirmede ve ek yerleştirmede öğrencilerin yaşadığı bazı olumsuzlukları dile getirmek için bu yazıyı kaleme alıyorum. Tabii mağdur olmuş öğrencilerin bana ulaşan şikâyetleri de bu yazının yazılmasına vesile oldu. Bu konuda testi kırıldıktan sonra ah vah eden çok oluyor. Ancak yapılan yanlış tercih öğrencinin 2 senesine mal olabiliyor. Peki, yaşanan olay ne?

Bildiğimiz üzere Türkiye’de yeni izin almış olanları da katarsak vakıf meslek yüksekokulları da dahil 50’nin üzerinde vakıf üniversitesi var. Bu üniversiteler kâr amacı gütmeden (kendi üniversitelerini geliştirmeye yönelik harcama yapabiliyorlar) ülkenin eğitim hayatına katkıda bulunmaya çalışıyor. En azından vakıf üniversitesi kurabilmenin şartlarından biri bu. Lisans kontenjanları yaklaşık 40 bin dolaylarında. Her ne kadar tamamını dolduramasalar da 2009 ilk yerleştirmede 30 binin üzerinde kayıt alabildiler. Ek yerleştirmeyi işin içine katmazsak % 25’lik bir boşluk söz konusu. Bunun nedenleri üzerinde kafa patlatılabilir; ülkenin maddi şartlarından bu üniversitelere duyulan güven ya da güvensizliğe, üniversitelerin kalitesinden bu üniversitelerin birçoğunun belirlediği ücretin ülkenin ekonomik gerçekleriyle örtüşmemesine kadar çeşitli gerekçeler ileri sürülebilir. Fakat konumuz bu değil.

Konumuz, yerleştirme kılavuzlarında programların karşılarında yazan özel koşulların okunmadığı takdirde öğrencilerin başına neler geldiğiyle ilgili. Hemen konuyu somutlaştırayım.
 
2009 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nda Tablo 4’de bir vakıf üniversitesi olan Maltepe Üniversitesi’ne ait burslu programlar var. Bütün üniversitelerin burslu programları şarta bağlı olmaksızın eğitim ücretini karşılıyor. Sadece Maltepe Üniversitesi’nde özel koşullar bölümünde 144. maddede (ilgili kılavuz sayfa 142-143) istisna cümleler eklenmiş. Aynı ifadeler 2009 ÖSYS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzu’nda da mevcut (sayfa 101-102). O cümleler aşağıda:
 
“Tam burslu programlara yerleştirilen öğrencilere sağlanan burs karşılıksız olup sadece eğitim-öğretim ücretinin tamamını kapsamaktadır. Bunun dışında kalan barınma, beslenme, kitap vb. konular öğrenci tarafından karşılanır. Tam bursa hak kazanmak için ilgili programa yerleştirilmede esas olan puan türündeki başarı sıralamasında Türkiye genelinde ilk 50.000 içinde yer almak zorunludur. (Ek puanla derece yapanlar hariç). Tam Burstan, sıralamada 50.001 ve daha alt sırada yer alanlar tercih edip ilgili bölüme yerleşseler bile eğitim-öğretim ücretini öderler.
 
Benzer başarı sırası şartı % 50 burslu bölümlerinde de mevcut üniversitenin. Bunun bir istisnası da KKTC’de bulunan üniversitelerde; ancak onlarınki biraz zorlanarak da olsa makul bir çerçeveye alınabilir. Çünkü bu üniversiteler burslu öğrencilerinden sadece İngilizce hazırlık programı için ücret istiyor (koşullar 73. Madde).
 
Maltepe Üniversitesi’ni burslu kazandım diye sevinen öğrenciler eğer başarı sırası 50.000’in altındaysa kayıtta şok oluyor. Çünkü öğrenciden ücret talep ediliyor. Üstüne üstlük bu parayı ödeme şansı yoksa öğrencinin bir sonraki sene AOBP’si de yarıya iniyor (yerleştiği için). ‘Üniversite kazandım (hem de burslu)’ sevincini yaşayan öğrenci bir anda 2 senelik kayıpla karşı karşıya kalıyor.
Şunu diyebiliriz: Bu üniversiteyi ve burslu programları yazan öğrenciler neden özel koşulları okumamış, suç onların!
 
Bu cümlenin çok da iyi niyetli bir cümle olmadığını düşünüyorum. Çünkü üniversitelerin % 99,9’u burslu kelimesini kullandıysa başka bir şart koşmadan bu bursun eğitim-öğretim ücretini kapsadığını ifade etmekte. Dolayısıyla ortada sorgulanması gereken bir durum var.
 
Özellikle birkaç vakıf üniversitesinin sağlık alanıyla ilgili burslu programlarının bazılarında da (hemşirelik, fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi) benzer sıkıntılar yaşanabiliyor. Burslu kontenjanlara yerleştirilen öğrencilere sağlanan burslar karşılık içerebiliyor. Öğrenciler mezun olduktan sonra burslu okudukları her yıl karşılığında 1 ya da 1,5 yıl olmak koşuluyla kazandıkları vakıf üniversitesine bağlı kuruluşlarda zorunlu hizmetle yükümlü olabiliyor.

Demek ki üniversiteleri, programları tercih ederken mutlaka ama mutlaka özel koşulları okumak gerekiyor. “Burslu yazmış, aa ne güzel demek ki ücretsiz okuyacağım.” düşüncesiyle özel koşulları okumadan yapılan tercihler öğrencilerin birkaç senesini heba edebilir.

Bu konuda suçlu sadece öğrenciler mi? Tabii ki hayır. Olaya öğrenci cephesinden bakmayıp farklı düşüncelerle şartlar oluşturan üniversitelerden bu şartları onaylayan YÖK’e, tercih döneminde öğrenciyi uyarmayan psikolojik danışmanlara kadar bir sürü suçlu bulabiliriz.

Testi kırıldıktan sonra akıl veren çoktur. Ama en azından önümüzdeki ve daha ileriki yıllarda sınava girip tercih yapacak olanlara, yani henüz testiyi kırmamış olanlara bu yazı bir uyarı olsun!
Hakan BAYKAL

DİĞER YAZILAR
Kurtlar Vadisi’nden Biyoloji, Yaprak Dökümü’nden Edebiyat
Ne Çabuk Da Geçti İlk Dönem
Bende Kesin Tembellik Geni Var!
Plan Hazırlamaktan Çalışmaya Vakit Bulamıyorum!
2010 Üniversiteye Giriş Sistemi..
Tablolarla Yeni Sınav Sistemi
Başarının Ahlakı
Tek Hatam, İşlem Hatam!
Kendinizi Deneyin
Geriye Kalan Süreçte Nasıl Bir Çalışma Yolu İzlenmeli?
Öğrencinin Baharla ve Duygularıyla İmtihanı!
Sabrın Sonu Selamettir
ÖSS'de Yapılan Yeni Düzenleme Neleri İçeriyor?
Konsantrasyon Problemi Olanlar; Bu Yazıya Konsantre Olun!
Hangi Bölüm, Hangi Meslek
9.30’dan 12.45’e…
Size “Çalışmak Zevklidir” Demeyeceğim!
Başarı İçin Teknik Direktör Şart
Ve Bir Yolculuk Daha Bitti…
Sizin Dananız Çözdüğünüz Sorular
Hedefe Nişan Al; Ateşşş…
Geleceğinizi Satın Alın
Saldım Çayıra, Mevlam Kayıra…
Kapıyı İtin, Açılacaktır!
Güvender Yayınları Zirve Dergileri Zambak Yayınları Coşku Yayınları PiAnalitik Yayınları
Ana Sayfa | Üye Ol | Tavsiye Et | İletişim
www.SanalDersane.com © 2001 - 2010 .::. Her hakkı saklıdır.